31 Ocak 2012 Salı

Yarışma Afişinin Karikatürü Özgün Uysal'dan


İstanbul Arel Üniversitesi öğrencileri sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında Tüketici Hakları temalı bir karikatür yarışması düzenliyorlar.

Jüri üyeleri arasında Leman Dergisi Kurucularından Mehmet ÇAĞÇAĞ’ın da yer aldığı yarışmaya Leman Dergisi de destek veriyor.
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencilerinin sürdürdüğü  Yrd. Doc. Dr.Saadet Ugurlu koordinatörlüğünde “Bireysel Sorumluluktan Toplumsal Sorumluluğa” isimli sosyal sorumluluk kampanyaları üçüncü yılında da  tüm hızıyla devam ediyor. Projelendirme, planlama, yürütme, değerlendirme ve basın tanıtımına kadar her aşamanın öğrencilerce yürütüldüğü kampanyaların biri daha “Tüketici Haklarınızı Biliyor Musunuz?”  sloganıyla hayata geçiriliyor.
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencilerinden Taha Fatih Can ve Nurdan Kemer, Deposite Outlet Merkezi, Leman Dergisi ve Tüm Tüketicileri Koruma Derneği’nin de destekleriyle, daha bilinçli bir tüketim toplumu oluşturmak adına Tüketici Hakları Temalı bir karikatür yarışması düzenliyorlar. 


Yarışmanın afişinde Karikatürist ve çizgi roman ressamı Özgün Uysal’ın tüketiciyi “kukla” gibi kullanan ve “tüketiciyi kullanma kılavuzu” adlı kitap okuyan bir kişinin resmedildiği karikatürü yer alıyor.
17 Mart Cumartesi günü Deposite Outlet Merkezi’nde ödül töreni yapılacak yarışmaya, karikatüristler 01 Şubat – 01 Mart tarihleri arasında eserlerini Deposite Outlet Merkezi’ne gönderebilecekler.
Nurdan Kemer ve Taha Fatih Can’ın yürüttüğü proje için detaylı bilgiyi açtıkları blog sayfasından öğrenebilirsiniz.

9 Aralık 2011 Cuma

Dantelli Pot

1981-1983 yılları arasında aylık olarak Bursa’da yayımlanan “Kamera” isimli magazin dergisinin reklam çizerliğini ve karikatüristliğini yapıyordum.

Bir gün derginin yazı işleri müdürü Talat Uncuoğlu, benden bir spor merkezine reklam sayfası çizmemi istedi. Sanırım 1981 yılıydı; 18 yaşlarında daha toy sayılabilecek bir çağdaydım.

Reklam çizimlerimi yaparken moda dergilerindeki fotoğraflardan yararlanırdım. Yabancı bir moda dergisinden, ağırlık çalışan bir erkek ve bir kadın fotoğrafı bularak onu çizgiye dönüştürdüm. Derginin Yazı İşleri Müdürü ve yayın kurulu çizimimi onaylayarak bir sonraki sayıda yayına soktu. Sokmasına soktu da, işte asıl kıyamet ondan sonra koptu.

Ben bir spor salonunun içini bizzat görmediğimden, ağırlık çalışan kadını body ile değil, dantelli iç çamaşırlarıyla çizmiştim. Dergideki reklamı gören spor salonu sahibi ortalığı ayağa kaldırmış; yazı işleri müdürümüze çokca sitem etmişti.

Talat Uncuoğlu’nun kulakları çınlasın; bu olay ne zaman aklıma gelse “18 yaşımda ne kadar toymuşum. Dantelli bir kadın iç çamaşırıyla bodyi bile ayıramıyormuşum” diye tebessüm etmekten kendimi alamıyorum.

18 Kasım 2011 Cuma

ANADOLU KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ ''BALIKESİR SERGİSİ''

video

ANADOLU KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ ''BALIKESİR SERGİSİ''

Anadolu Karikatürcüler Derneği'nin Karma Karikatür Sergisi, Balıkesir Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde karikatür severleriyle buluşacak.
Anadolu Karikatürcüler Derneği üyelerinin çalışmalarının yer alacağı sergi 21 Kasım-2 Aralık 2011 tarihleri arasında izlenebilecek.
Sergi açılışı : 21 Kasım 2011, saat : 17.30

Sergide çalışmaları yer alan karikatürcüler :
Ahmet Aykanat, Ali Bulca, Ahmet Esmer, Erol Ergül, Gökhan Hançer, Halit Kurtulmuş, İbrahim Güvendikler, Kürşat Zaman, Lütfü Çakın, Mehmet Zeber, Mehmet Kahraman, Mehmet Oral, Murat Gök, Salih Kütükçü, Serpil Kar, Sevdakar Çelik, Tayfur Şapolyo, Yalçın Eroğlu, Cüneyt Şenyavaş, Mete Ağaoğlu, Raşit Ertunç, Kemal Akkoç, Olga Güler ve Özgün Uysal.

3 Kasım 2011 Perşembe

Ahmet Uysal ve çizgi roman kültürü


Ahmet Uysal ve "çizgi roman kültürü"


Babam Ahmet Uysal 1970 yılında Yozgat bölgesinde İlköğretim Müfettişi olarak görev yapıyordu. Evimiz Yozgat'ın Sorgun ilçesindeydi. Görev dönüşü Sorgun'a gelirken benden iki yaş büyük olan ağabeyime ve bana okumamız için Doğan Kardeş dergisi getirirdi.

Oysa ağabeyim ve ben, televizyonun daha adının bile duyulmadığı o yıllarda, çocuklar ve gençler arasında çok popüler olan, "Teksas-Tommiks" diye adlandırılan çizgi romanların bağımlısı olmuştuk; fırsat buldukça komşu çocuklarından aldığımız Teksas-Tommiks'leri okuyor, mahalle çocuklarıyla kovboyculuk oynuyorduk. Hafta sonları Sorgun Belediye Sineması'nda izlediğimiz western filmlerinin ve okuduğumuz çizgi romanların etkisiyle, bu oyunlarımızda kimse "kötü" olarak bildiğimiz Kızılderililer olmak istemiyor, herkes kovboy olmak istiyordu.

Oyunlarımıza tanık olan babamız bir gün bizi bir köşeye çekerek, bu filmlerin ve çizgi romanların aslında bizleri nasıl yanılttığını anlattı. Gerçekte, kötü olan "beyaz adam"dı ve iyi olan Kızılderililer aslında kendi topraklarını savunuyorlardı.


"Ben de gençliğimde çok çizgi roman okudum" dedi babam. "Eğer çizgi roman okuyacaksanız, Teks okuyun. Zira Teks Willer, kendisi beyaz olmasına rağmen, beyaz adamın kötü, Kızılderililerin iyi olduğunun farkına varmış, bir Kızılderili kadınla evlenmiş, eşi beyaz adamlar tarafından öldürülmüş, hayatını Novajo Kızılderililerinin bağımsızlığına adamış bir rangerdir." Bunu öğrendiğimizde çok şaşırmıştık.

İşte böyle bir insandı bizim babamız; daha küçücük yaşlardayken bize iyiyle kötünün arasındaki farkı, bağımlısı olduğumuz çizgi romanlar üzerinden çok güzel örnekleyerek, tüm mahalle çocuklarının körpecik beyinlerine adalet duygusunu yerleştirmişti.

Huzur içinde yatsın.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Karikatürist-Gazeteci Özgün Uysal, PADAŞ Bülten'de Yazı İşleri Müdürü

Karikatürist, Çizgi Roman Ressamı ve Serbest Gazeteci Özgün Uysal, 30 Eylül 2011 tarihinden itibaren Gölcük'de yayımlanmaya başlayan PADAŞ Bülten'in Yazı İşleri Müdürü olarak göreve başladı.

 Özgün Uysal, PADAŞ Bülten'le birlikte, bülteni yayımlayan AS TÜDAŞ Şirketler Grubu'nun da Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktadır.

12 Eylül 2011 Pazartesi

İnternette hacker sorunu

Dünyada yaygın olan bir sosyal paylaşım sitesini, daha ülkemizde adı duyulmadan önce kullanmaya başlamış, bir de kendi adıma çizimlerimi paylaştığım bir hayran sayfası oluşturmuştum. Zaman içinde bu site ülkemizde de yaygınlaştı ve Türkçe dil desteğiyle kullanılmaya başlandı. Sosyal paylaşım sitesinin güzel yanları da yok değildi hani, 25-30 yıl önceki okul arkadaşlarınızı bile, eğer bu siteye üye iseler, kolaylıkla bulabiliyordunuz.

Yaklaşık altı ay önce sayfamda, ben yazmadığım halde sanki benim tarafımdan yazılmış gibi görünen yorumlar yazıldığını fark ettim. “Kimsin sen kardeşim?” gibi sorularıma,“İsmimi görüyorsun ya, ben senim” gibi abuk sabuk yanıtlar geliyordu. Sayfamı ele geçiren bu hacker, bir süre sonra, yaklaşık 800 kadar üyesi olan sayfamı tamamen hacklayarak kapattı.

Temmuz ayı başında kaybettiğimiz babamız, edebiyat dünyasının yakından tanıdığı bir isimdi; yayımlanmış bir çok eseri vardı. Babamızın vefatından iki ay sonra, bu meşhur sitenin arama motorunda arama yaparken, babamızın adına bir hayran sayfası açıldığını ve gerek benim, gerekse kardeşlerimin duvarlarında paylaştığı fotoğrafların bu sayfada da yer aldığını görerek, kardeşlerimden birisinin, kaybettiğimiz babamızın anısını yaşatmak için bu sayfayı açmış olabileceği düşüncesiyle, sayfanın “beğen” butonuna tıkladım ve sayfanın linkini, sayfayı beğenmeleri için babamın yakın birkaç arkadaşı ile 6-7 akrabamıza gönderdim. Onlar da sayfanın “beğen” butonuna tıklayarak sayfaya katkıda bulundular. Elimde, babamın “Şiirtüven” isimli kitabının kapağına ait taramalar vardı, ben de sayfada onu paylaştım.

Bir-iki gün sayfa seviyeli olarak ilerlerken, babamın arkadaşlarından olan ve internette onunla ilgili yazıları da bulunan değerli İ.O. ağabeyim sayfa yöneticisi oldu; ardından sadece müteveffa babamızı ve bizleri ilgilendiren, sayfayı beğenen ve beğenecek olanları hiç, ama hiç ilgilendirmeyen özel konular yazılınca, bu sayfanın kardeşlerimle bir bağlantısı olamayacağını anladım. Daha sonra sitede babamızın adına bir sayfa daha açıldı, ilk açılan sayfaya göre daha sade ve seviyeliydi, ona da “beğen” yazısına tıklayarak üye oldum ve bir önceki sayfanın ne kadar seviyesiz olduğundan bahseden bir yorum yazdım. Bu arada sevgili İ.O. ağabeyimden, ilk açılan sayfaya isteği dışında yönetici yapıldığına dair bir mesaj aldım. Kendisine, “benim de söz konusu sayfanın seviyesizliği ve özel bilgilerimizi vermesi nedeniyle o sayfadan ayrıldığımı, kendisinin de daha seviyeli olan ikinci sayfaya üye olmasını, ilk açılan ve daha sonradan açılabilecek olan sayfalara itibar etmemesini, seviyeli olan ikinci sayfanın kardeşlerimden birisi tarafından açılmış olabileceğini” yazdım.

Bu arada ilk sayfayı da yakın takibe almıştım. Bir gün sayfanın ismi, babamızın ilk adını da kapsayacak şekilde değişerek, profil bilgilerinde,  gerek babamızın, gerek benim ve kardeşlerimin politik dünya görüşümüzle hiç ilgisi olmayan sözler ifade edildi. Örnekleme yapacak olursam, nasıl Orhan Veli Kanık, “Orhan Veli”, Mehmet Raşit Öğütçü “Orhan Kemal”, Bumin Gaffar Çıtanak “Fikret Hakan” olarak tanınıp markalaştıysa, babamız da ilk adını kullanmadan “Ahmet Uysal” olarak tanınmış ve markalaşmıştı. Sonuna kadar sosyalistti. Hacker denen zat, ya bunları bilmiyordu, ya da çok iyi bilip, sayfayı farklı amaçlarla kullanmak istiyor olabilirdi. Belki de bir yerlerden kuyruk acısı vardı, zira birçok kişinin, hatta benim bile bilmediğim bazı bilgilere değinmişti. Kim bilir, belki bizleri birbirimize düşürmek istemiş de olabilirdi. Sanırım kısmen bunda başarılı da oldu, zira “beğen” yazısını tıklayarak üyesi olduğum, yukarıda daha seviyeli olduğunu belirttiğim ikinci sayfanın kim olduğunu bilmediğim ama tahmin ettiğim yöneticisi, hiçbir gerekçe göstermeden, beni üyelikten çıkardı.

Babamızın adına ilk açılan sayfanın yöneticisine mesaj atarak, “dünya görüşünü herkesin bildiği babamızın adı üzerinden siyasi çıkar sağlamaya çalışmamasını ve özel bilgilerimizin burada yayınlanmasının kendisine bir yarar sağlamayacağını, sayfayı kapattırmak için ilgili yerlere başvuracağımı” yazarak, sayfa altında mevcut “şikayet et” butonuna onlarca kez basarak, sayfanın kapattırılmasını sağladım.

Beni üyelikten çıkaran ikinci sayfa mı? Babamızın adı onuruyla yaşasın da, varsın onlar beni üyeliğe kabul etmesinler.

Kıssadan hisse: Face verdik, book’unu çıkardılar.

Kalın sağlıcakla.


5 Ağustos 2011 Cuma

Şair ve Yazar Ahmet Uysal Vefat Etti!

Karikatür ve çizgi roman sanatçısı Özgün Uysal'ın babası Şair ve Yazar Ahmet Uysal vefat etti!

Edebiyat dünyasından bir yıldız daha kaydı

Şair ve Yazar Ahmet Uysal vefat etti.

1938 Balıkesir/Savaştepe doğumlu Balıkesirli Şair ve Yazar, emekli İlköğretim Müfettişi Ahmet Uysal, 3 Temmuz 2011 Pazar günü geçirdiği kalp krizi sonucu Küçükkuyu-Çanakkale'de vefat etti. Uysal'ın cenazesi 4 Temmuz Pazartesi günü Altınoluk-Edremit'te defnedildi.
Karikatür ve çizgi roman sanatçısı Özgün Uysal'ın da babası olan Şair ve Yazar Ahmet Uysal'ın Ceyhun Atuf Kansu ve Yunus Nadi Şiir Ödülleri gibi bir çok ödülü ve çocuklar için yazdığı 100'ün üzerinde hikaye kitabı mevcuttu.